Süper Lig’de Bir Hayal Kırıklığı

Süper Lig’de bu sene çıkış yapan takımlar haricinde doğal olarak beklentileri karşılamayan takımlarda oldu. Yaptığı yatırıma baktığımızda ise bu takımların başında Trabzonspor geliyor.

Hemen hemen her sezon yola şampiyonluk parolası ile çıkan takım Şenol Güneş’li 2011 – 2012 sezonundan beri kendine gelemedi. Zaten o senenin ardından da takımın omurgası komple dağılmıştı.

Bu sene de takıma gelen oyunculara baktığımızda, beklenen üst seviye bir Trabzonspor olmasına rağmen ortaya çıkan tabloda takım vasatı aşamadı. Kadrosuna baktığımızda Kucka, Sosa, Burak Yılmaz, Yusuf ve Okay gibi bireysel anlamda derinlikleri olan oyuncularla kurulu olan takımın kendi oyunu konusunda bir türlü derinleşememesinin de çeşitli sebepleri var.

Bir kere alınan oyuncular takıma kesinlikle uyum sağlamadı. Milan’dan gelen iki oyuncu Sosa ve Kucka’nın aslında takımı sırtlayacağı düşünülse de, iki oyuncu sınıfta kaldı.

Sosa’yı en son Beşiktaş’ın şampiyon olduğu sezondan hatırlıyoruz ve şampiyonluğa yaptığı katkıyı da biliyoruz. Kucka’da Milan serüveninde başarılı işlere imza attı ama burada olmadı. Bu iki oyuncunun son zamanlarını hem taraftar hem de camia anlamında yukarılarda geçirmesi ve şampiyonluk yarışında olmaları psikolojilerine artı bir etki yaptı. Belki Kucka değil ama Sosa için bu geçerli.

Sonrasına Trabzonspor gibi genelde olumsuz taraftar baskısı olan bir takımda oynamakla beraber, sosyo kültürel anlamda da Trabzonspor şehriyle yıldızlarının barıştığını pek düşünmüyoruz. Bu da takıma aidiyetlik konusunda muhtemelen oyuncuda sıkıntı yaratıyor.

Bununla beraber Trabzonspor’da son yıllarda performans anlamında dengeli bir durum yok. Yani takım ne yaparsa yapsın bir türlü süreklilik kazanamadı ve bu da sahaya doğal olarak yansıdı. Sürdürülebilir yaşamın en belirgin özelliklerinden biri dengedir ve dengeyi kayberderseniz sürdürülebilir olma konusunda da sıkıntı yaşarsınız. Trabzonspor’da bunu bir türlü halledemiyor. Bunun yanı sıra sürekli değişen hocalara bağlı olarak değişen kadro yapıları da başarısızlığın en büyük sebepleri arasında duruyor.

Bir sonraki sezonda da Trabzonspor için benzer bir tablodan bahsetmek mümkün gibi duruyor. Bir kere takımın mali yapısından dolayı bazı oyuncuların yıllık ücretlerinde indirim yapması beklenecek ancak bunun gerçekleşeceğini pek düşünmediğimiz için oyuncuların takımdan ayrılması daha olası bir ihtimal gibi duruyor. Oyuncular ayrıldıktan sonrada, ekonomik yapıdan dolayı gelenler gidenlerin çok daha altında olacağı için, takım yine bekleneni veremeyebilir. Bir de hocanın kim olacağı konusunun belirsizliği gibi durumlar takıma bu seneyi aratabilir.

Tüm bu nedenlerden dolayı Trabzonspor’un şampiyonluk hedefinden ziyade kendisine çok daha doğru ve olabilecek bir hedef koyup ona göre adım atması daha doğru olur. Bu da en az 5 sene sürecek bir planlamayı gerektirir. Genç oyunculara yatırım ve hoca konusunda takıma bir kimlik yaratacak birinin bulunması ve bunların da kendi içlerindeki parantezlerin doldurulması gibi durunmlar takıma çıkışı yaratabilir ancak hem Türkiye hem de Trabzonspor taraftarlarının beklentilerine bakıldığında bu tüm ihtimallerden daha zor. Burada plansız ve doğaçlama kararlar herkesin futbola olan bakış açısında daha da heyecanlı şeylerin olmasına neden olduğu için belli bir rutin kimseyi memnun etmeyecektir.

Böyle olunca da aslında bu kadar renkli ve taraftar anlamında da bu kadar desteği oaln bir takımın başka bir seviyede olması gerekirken bu seviyede olması pek mantıklı ve iç açıcı olmuyor.

Mobil Bahis Siteleri 2018